Hz. Ömer’in (ra) hilafeti zamanında hicri 14’üncü yılda, İranlılarla Müslüman Araplar arasında meşhur Kadisiye muharebesi vaki olmuştu. Bu sırada Müslümanların komutanı Sa’d b. Ebî Vakkas (ra), bir hastalık sonucu vücudunda çıkan çıbanlardan dolayı ayakta duramıyordu. Bunun için ordu karargâhında yaptırdığı uygun bir yapının balkonuna çıkmış, göğsünü bir yastık üzerine koyarak oradan orduyu idare etmeye başlamıştı.
|
|
Devamı...
|
|
|
Taberanî'nin rivayetine göre bir gün Cebrail (A.S.) her zamankinden baska bir saatte Peygamber'imize (S:A:V) gelir. Peygamber'imiz (S.A.V) onu karsilayarak; «Ya Cebrail, niye senin cehreni solgun görüyorum» diye sorar. Cebrail (A.S): «Eger Allah (C.C) cehennemin körükleri hakkinda sana bilgi vermemi emretmeseydi, gelecek degildim» der. |
|
Devamı...
|
|
|
Nasıl merkezi bir nakış; her taraftan gelen atkı ve iplerin intizamından ve vaziyetlerinden hâsıl oluyor. Öyle de: Bu kâinatın büyük dairesinde binbir ilahi ismini tecellisinden uzanan nurani atkılar, kâinat simasında öyle bir rahmet sikkesi içinde, bir Rahimiyet hatemi (mührü) ve bir şefkat nakşı dokuyor ve öyle bir inayet hatemi örüyor ki, güneşten daha parlak, kendini akıllara gösteriyor. |
|
Devamı...
|
|
Sitemizde Beyin,Akıl ve Zeka bahsinde bir yazım vardı. Ruh ve vicdan bahsi ,beyin faalaiyetleri içerisinde olmamasına rağmen,beyin ve faailyetleri ile içiçedir. Beyin insan vücudunda bulunan maddesel bir organ olması nedeniyle,beyin hakkında bilimsel görüşler ileri sürülebilir. Ancak RUH maddesel değildir, bu nedenle ruh üzerindeki tanımlamalar, kişisel görüşler olarak algılanmalıdır. |
|
Devamı...
|
|
Mezhebimizin imamı îmâm-ı A'zam Ebû Hanife'nin "rahmetullahi aleyh" bir komşusu vardı. Evleri birbirine bitişikti. Komşusu, devamlı surette sarhoş, olup meyhaneden çıkmaz ve akşamları da eve gelince sabaha kadar saz çalar "ve şarkı söylerdi. Hazret-i imâm hiçbir şey demez, sabır ederdi. Bir akşam, adamdan hiçbir ses gelmeyince, sabah erkenden evinin kapısına gitti ve kapıyı çaldı. Adamın hanımı çıktı ve "Buyurun efendim" dedi, îmâm-ı A'zam "rahmetullahi aleyh" sordu: |
|
Devamı...
|
|
|
Dokuzuncu Menâkıb: Bu haberin râvîsi Sefînedir “radıyallahü teâlâ anh.” Sefîne, Sahâbe-i güzînden olup, Ümm-i Seleme “radıyallahü teâlâ anhâ” hazretlerinin kölesidir. Ümm-i Seleme hazretleri ezvâc-ı tâhirâtdan idi. Sefîneyi alıp, hayâtı boyunca [yaşadığı sürece] Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin hizmet-i şerîflerinde bulunması şartı ile âzâd etdi. O da bu şart ile âzâd olmağı kabûl etdi. |
|
Devamı...
|
|
|
|